13 10 2014

Looks Like Vintage


İşte havanın gerçekten güzel olduğu anlardan birinde üşümeden çekilmiş son post! Eğer birkaç ay önce Milaano.com dan aldığım bu elbiseyi giyemeden yaz bitseydi gerçekten üzülürdüm. Krem rengi ve dantelin bir araya gelerek oluşturduğu vintage etkinin en büyük hayranlarından biriyim. Bunun yanı sıra sırta eklenen çapraz kurdele detayları, gerçek anlamda bir aşkın doğması için güçlü zemin oluşturdu. Bu arada macaron çantamı da aynı siteden aldım ve severek kullanıyorum. Püskül ve gold detayları da onu her geçen gün daha çok sevmemi sağlıyor. Bu arada ürünlerin linklerini aşağıda bulabilirsiniz.

Bu arada biliyorsunuz ki, tüm dünya başkentlerindeki Fashion Week çılgınlığından sonra nihayet sıra bize geldi. 13-18 Ekim arasında yine geleneği bozmayarak Karaköy Antrepo 3'te gerçekleşecek sunumlardan iş çıkışı fırsat buldukça birkaçını izlemeye katılmayı planlıyorum. Geçtiğimiz iki sezon boyunca yoğunluk sebebiyle bir türlü katılamadım, bu sefer zaman yaratabilirsem gözlemlerimle birlikte detayları sizinle paylaşıyor olacağım. Çok çılgın bir hafta olacak, şimdiden herkese bol şans! :)

-Z-


























Ayahhabı / Heels : KC Heels

3 10 2014

Cats & Caps


Herkese merhaba! Sonunda yaklaşık iki hafta önce, yani yazın son günlerinde çektiğimiz bu postu yayınlama fırsatı bulabildim.. Çekim yaptığımız alanda genelde birçok kedi oluyor ve Dağcan'la birlikte onları da çekime dahil etmeden duramıyoruz. Zaten biz dahil etmesek bile onlar bir şekilde dahil olmayı başarıyor. Bu çekim gerçekten çok maceralıydı. Bir ara durduk kedileri dizi gibi izlemeye başladık. Kahverengi lekeleri olan ve cana yakın olan kedi arkadaş, beyaz olan güzel yavruyu inanılmaz kıskanıyordu. Beyaz, çalıların arasından çıkıp kendini gösterdiği anda, bizim çılgın koşup üstüne atlıyor, patileriyle dövmeye çalışıp tıslıyordu. Zavallı beyaz da ürkek ürkek çalıların arkasında ağlayıp duruyordu. Ama bize gelince kahverengi olan nasıl cilveli tatlı bir karaktere dönüşüyordu anlatamam! Bir de biz Beyaz'ı sevmek istersek, diğerinin nasıl çıldırdığını tahmin edebilirsiniz. Korkumuzdan Beyaz'ın fotoğraflarını bile uzaktan zoom ile çektik :)) Sonunda da bu güzelleri besleyip alandan ayrıldık. (Beyaz'ı beslemek de ayrı maceraydı tahmin edersiniz)

Bu arada saçlarımın rengi için kusura bakmayın, bir geçiş döneminde olduğu için boyamadan beklemem gerekiyordu. Instagram'da görmüşsünüzdür yeni halini, onunla ilgili de bir post hazırlayacağım. Ama şu an hala bir geçiş aşamasında olduğunu söyleyebilirim. Tam istediğim hali yaklaşık iki hafta sonra alacak diye tahmin ediyorum. Sürpriz.. :)

Son olarak da biliyorsunuz ki yarın Kurban Bayramı olmasının yanı sıra ironik bir şekilde 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü... :) Aslında söylenebilecek çok şey var ama burası doğru platform olmadığı için susuyorum. Belki şaşıracaksınız ama hayvanlara dünya üzerinde yaşayan bir çok insandan daha çok saygı duyduğumu söyleyebilirim. En azından kötü niyetli değiller, ne yapıyorlarsa kendilerini korumak ve hayatta kalmak için.. :)

Bu ara işim sebebiyle çok yoğun bir tempoda olduğum için eskisi kadar sık içerik giremiyorum bloga ama bu konuyu da en kısa zamanda çözüme kavuşturacağım, aklımda bir sürü yeni proje var. Zaman bulabilirsem sizi güzel sürprizler bekliyor olacak.. Epeydir post yazamadığım için bugün biraz fazla konuştum biliyorum, son olarak bayram planlarınız neler merak ediyorum? Siz de benim gibi kalabalıktan sıyrılmış biçimde Sonbahar'ı yaşayan güzel İstanbul'un tadını mı çıkaracaksınız yoksa uzaklara kaçış planında mısınız?

PS. Üzerimdeki ürünleri nereden aldığımı merak ederseniz yorum bırakabilirsiniz, instagram'dan da sorabilirsiniz, @zumracelik olarak instagram'da bekliyorum ;)

Sizi seviyorum! :*

-Z-


 



















23 09 2014

Atina - Pire Gezisi


Yunan Adaları postlarının son ayağı olan Atina - Pire postu sonunda hazır! :) Öncelikle şunu söyleyebilirim ki, Santorini ve Mikanos'ta ekstra para verip rehber eşliğinde kara turu almanıza gerçekten gerek yok. Önceden yapacağınız küçük bir araştırma ile çok rahat adalardaki her şeyi keşfedebilirsiniz. Ancak konu Atina olunca durum biraz farklı.. "Ne var ki ya onu da hallederiz.." diye düşündük ama yanılmışız. Yanılmışız derken şöyle ki kısıtlı zamanda görülmesi gereken bir çok alan var ve toplu taşıma sistemi -burası bir şehir olduğu için- çok gelişmiş, haliyle daha karışık. Biz mesela yanlış otobüsleri bekleyerek, metroda ters yöne giderek vs. 2 saatten fazla zaman kaybettik. Ayrıca Acropolisin girişi zaten ücretli ve rehbersiz pek bir anlamı yok, yani tur için vereceğiniz paraya acımayın. Yine plajlar oldukça uzakta ve her şeyi bir arada yapmak cidden kolay değil. Bu yüzden siz siz olun Atina'da tur alın, kafanız rahat gezin :) 

Pire, zaten Atina'nın limanının adı, ayrı bir ada gibi düşünmeyin. Burada görülmesi gereken şeylerin başında parlemento binası ve önündeki muhafızların nöbet değişim seremonisi.. Mutlaka saatinizi denk getirin ve izleyin.. Bunun dışında kavala kurabiyesi almayı, meyveli dondurulmuş yoğurt yemeyi, ayrıca dondurma eşliğinde sıcak baklava yemeyi, Acropolis'e gidip Yunan Mitolojisinin kahramanlarının evini ziyaret etmeyi unutmayın. İşte böyle :) Benim için genel hatlarıyla çok hareketli, yorucu ama çok da eğlenceli kompakt bir gezi oldu diyebilirim. İlk defa gideceklere bu gemi turunu kesinlikle öneririm. Ama bu gördüğüm yerlerin hepsini uygun bir vakitte daha sakin sakin ve tadını çıkartarak görmeyi de ayrıca isterim. Mikanos postuna buradan, Santorini postlarına da buradan (Fira ve Perissa Beach) ve buradan (Oia ve gün batımı) ulaşabilirsiniz. Herkese güzel bir hafta dilerim! ;*

-Z-
































Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...